ERMENİ LOBİSİ BASKILARIYLA, HİPOKRAT YEMİNİ VE AVRUPA DEĞERLERİNİ AYAKLAR ALTINA ALMAKTA... Celil GÜNDOĞDU

~Dün Belçika'da tatsız bir olayla daha karşılaştık. Avrupa'nın ve Belçika'nın başkentinde Brüksel Parlamentosu PS'li Milletvekili Şevket Temiz Türk orjinli olması nedeniyle 'Ermeni Lobisi' tarafından 'Sözde Ermeni Soykırımı'nı kabul etmesi konusunda baskı altına alındı.

~Dün Belçika'da tatsız bir olayla daha karşılaştık.

Avrupa'nın ve Belçika'nın başkentinde Brüksel Parlamentosu PS'li Milletvekili Şevket Temiz Türk orjinli olması nedeniyle 'Ermeni Lobisi' tarafından 'Sözde Ermeni Soykırımı'nı kabul etmesi konusunda baskı altına alındı.

Temiz’in, partisi tarafından Brugmann Üniversitesi Hastanesinin Yönetim Kurulu Başkanlığına aday gösterilmesinin ardından “Soykırım Suçlarının Engellenmesi ve İnkarcılığa karşı Belçika Kollektifi” adlı kuruluş, Brüksel Belediye Başkanı Philippe Close’a mektup göndererek, Temiz’in yönetim kurulu başkanlığına seçilmesinin “insani değerlere aykırı olacağını” savundu.

Belçika Ermeni Lobisinin baskısıyla yönlendirilen kuruluş, yukarıdaki nedenlerle ya 'Ermeni Soykırımı'nı tanı görevi al, ya da bu göreve aday olma diye Temiz'e baskı kurdular.

İşin en ilginç yanı ise Brugmann Üniversitesi Hastanesi Doktorlar Heyeti Kurulu da 1915 olaylarına ilişkin iddiaları “şartsız” olarak kabul etmemesi durumunda Temiz’in adaylığını protesto edeceklerini açıkladılar.

Her fırsat'ta düşünce özgürlüğünü ileri süren Belçika'lı makamlar Milletvekili Şevket Temiz’e, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarını şartsız kabul etmesi için baskı yaptılar.

Partisi tarafından hastanenin Yönetim Kurulu başkanlığına aday gösterilen ancak aralarında Ermeni, Süryani ve Yahudi lobisinin de bulunduğu 7 dernek tarafından kamuoyu önünde 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarını “şartsız olarak” tanıma baskısına maruz kalan Temiz, "Brüksel Belediyesinden ödenek alan Brugmann Üniversitesi Hastanesi'nin yönetim kurulunda başkan ve başkan yardımcılığı pozisyonlarının boşalmasının ardından partisinin kendisini başkan adayı olarak gösterdiğini belirtti.

Hastanenin Doktorlar Kurulu Heyetinin seçim öncesi aralarında Brüksel Belediye Başkanı Close ve hastanenin bağlı olduğu Özgür Brüksel Üniversitesi (ULB) rektörünün de bulunduğu kişilere mektup göndererek adaylığının geri çekilmesini istediklerini aktaran Temiz, heyetin kendisiyle görüşme talebini kabul ettiğini bildirdi.

Milletvekili Temiz, “Türk olduğum için baskı kuruldu”

Temiz, “Görüşmede, tarihçiler tarafından tartışılan bir konunun hastanede tartışılmasını doğru bulmadığımı belirttim ” diye konuştu.

Bu konu ile ilgili haberi okuyunca doğrusu çok şaşırdım. Bu ülkeyi Belçika yönetimi  Avrupa değerleriyle mi yönetiyor, yoksa Ermeni Lobisi siyasi baskılarla mı yönetiyor anlayamadım.

Şimdi bu konu hakkında düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bir avuç Ermeni Lobisi'nin baskılarıyla, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarını “şartsız” kabul şartı, Avrupa İnsan Hakları ve Düşünce Özgürlüğüyle çelişmekte. Bu dayatma Tarih bilmine siyasi bir dayatma olup, kabul edilemez. Siyasilerin Tarih bilimi alanında dayatma yapması doğru değildir.

Tarihçilerin konusu olan bir olayı, siyasi anlamda birilerine dayatarak, o kişinin bir makama gelmesini engellemek etik bir davranış değildir. Bu kararla engelleme suçu işlenmiştir.

Hipokrat Yemini içmiş doktorların siyasi bir konuyu baskı aracı olarak ileri sürmesi, yemin ettikleri  Hipokrat Yeminiyle de çelişmekte.

Bugünkü doktorların yemin ettikleri Hipokrat Yeminine bir göz atalım.

"Hekimlik mesleği üyeleri arasına katıldığım şu anda, hayatımı insanlık yoluna adayacağımı açıkça bildiriyor ve söz veriyorum. Hocalarıma saygı ve gönül borcumu her zaman koruyacağıma, sanatımı vicdanımın buyrukları doğrultusunda dikkat ve özenle yerine getireceğime, hasta ve toplumun sağlığını baş görev sayacağıma, benden hizmet bekleyen kimselerin sırlarına saygılı olacağıma ve onları saklayacağıma, hekimlik mesleğinin onurunu ve temiz töresini sürdüreceğime, meslektaşlarımı kardeş bileceğime, din, milliyet, ırk, siyasi eğilim ya da toplumsal sınıf ayrımlarının görevimle hastam arasına girmesine izin vermeyeceğime, insan hayatına kesinlikle saygı göstereceğime, baskı altında kalsam bile tıp bilgilerimi insanlık değer ve yasalarına karşı kullanmayacağıma, açıkça, özgürce ve namusum üzerine ant içerim."

Şimdi bu yemini içen Doktorlar Heyetine sormak lazım, siz size gelen hastaları muayene etmeden önce 'Ermeni, Yahudi, Angola' soykırımlarını tanıyormusunuz yada tanımıyormusunuz gibi şartlarla mı muayene edeceksiniz. Ben Soykırımı tanımıyorum dersem sağlık hizmeti bana verilmeyecek mi? Bu nasıl anlayış.

Hipokrat yemini içmiş olanların vatandaşların din ırk ve düşüncelerinden dolayı sağlık hizmeti almalarına bir engel yok ve yemininizde de bunları ifade ediyorsanız, sağlıkla ilgilenen bilim adamlarının siyasi alanla ne gibi ilişkileri olabilir.

Belçika 'Ermeni Lobisi' tarafından yönetilmediğine göre, kendi insani değerlerinizi ve bilime olan saygınızın gereği olarak hizmet veriniz ve insanlar üzerinde baskı uygulamayınız.

Bir taraftan insani değerler diyeceksiniz, diğer taraftan insanları geçmişleriyle yüzleştirme baskısıyla geleceklerini engelleyeceksiniz. Bu asla kabul edilemez. Ve tüm bu baskılarıda bir avuç 'Ermeni Lobisi'ni memnun etme adına yapacaksınız. Kültürler okyanusu Belçika'da bu tür dayatmalar toplumsal barışın korunmasını değil, kargaşaya zemin hazırlar. Bizler tarihi tarihçilere bırakarak, kardeşçe bir ortamda yaşamak istiyoruz.

Siyasetçiler bilim adamlarının alanına, Bilimadamlarının da siyasetçilerin alanına müdahale etmemeleri, baskı kurmamaları gerek.

En önemlisi de değerlerine saygılı olanların, yeminlerine ve mensup oldukları bilimlerine de saygılı olmaları gerekir.

Belçika değerlerin başkentidir. Avrupa değerlerini örnek olan Belçika'nın Avrupa ve insani değerler anlayışı bir avuç 'Ermeni Lobisi'nin politik oyunlarına alet olacak kadar küçük değildir. Belçika'yı Ermeni Lobisi değil, değerler ortak kültür lobisi doğru yönlendirebilir.

Bilime ve düşünceye saygısı olmayanların Avrupa Birliği'nin geleceğine de saygısı olmaz.