BELÇİKA

BİF İFTARINDA BİRLİK MESAJLARI VERİLDİ

Email :

Belçika İslam Federasyonu BaÅŸkanı Muhammed Ünal her yıl düzenledikleri geleneksel iftar programında yaptığı konuÅŸmasında yerel, ulusal ve uluslararası meselelerle ilgili önemli noktalara deÄŸinerek görüÅŸ ve düÅŸüncelerini davetlileriyle paylaÅŸtı.

BİF BaÅŸkanı Muhammed Ünal’ın konuÅŸmasında ÅŸu noktalara deÄŸindi:

‘’İki yıllık pandemi döneminin ardından sizleri tekrar bir arada görmeyi, Belçika İslam Federasyonuna ait bu yeni mekanımızda ağırlamayı bizlere nasip eden Cenab-ı Allah’a Hamd olsun.

Ramazan ayı çok önemli bir zaman dilimidir.

Ramazan ayı’’ Yüce kitabımız Kur-an’ı Kerim’in inmeye baÅŸladığı, İslam’ın beÅŸ ÅŸartından biri olan oruçların tutulduÄŸu, Teravihlerin kılındığı, Mukabele ve diÄŸer ibadetlerimizin camilerde ifa edilerek, cemaat, birlik ve beraberlik ÅŸuurunun doruÄŸa çıktığı, içinde kadir gecesinin de bulunduÄŸu çok önemli bir zaman dilimidir.

Ramazan; Aynı zamanda KardeÅŸlik, yardımlaÅŸma, iyiliklerle Allah’a yakınlaÅŸma ayıdır.

Bu duygular çerçevesinde, Belçika İslam Federasyonu olarak Her yıl,, ramazan ayı baÅŸlarken, Hasene yardım derneÄŸimiz aracılığıyla, dünyanın dört bir yanında ihtiyaç sahiplerine gerekli yardımları ulaÅŸtırarak, MaÄŸdur ve Mazlumların yanında oluyoruz.

Dünden bugüne teÅŸkilatımız, her zaman dünya mazlum ve maÄŸdurlarının yanında bulunmuÅŸ, el uzatmış, Onlar için bir umut ışığı olmuÅŸtur. Bu ÅŸekilde de gönüllere taht kurmuÅŸtur.

Uzaktakilerle ilgilenirken, yakındakileri de ihmal etmemek gerekiyor.

Maalesef YaÅŸadığımız ülkede de deÄŸiÅŸik nedenlerden dolayı, zor günler yaÅŸayan vatandaÅŸlarımız var. Belçika'nın 4 köÅŸesinde aynı ÅŸekilde ramazan kolileri hazırlanıp, Fakir ailelere ulaÅŸtırılarak ikram edildi.

Çalışmalarımızın yardımlaÅŸma ayağı, elbette çok emek sarfettiÄŸimiz önemli alanlardan biridir.

Yine pandemi süresince saÄŸlık çalışanlarımıza, ortak projelerde birlikte olarak, destek verdik.

Artık bulunduÄŸumuz ülkede vatandaşız ve kalıcıyız.

Batı Avrupa'da Müslümanların varlığı, isçi göçüyle birlikte süregelen süreçtir. Artık bulunduÄŸumuz ülkede vatandaşız ve kalıcıyız.

Büyüklerimiz iÅŸ için gittikleri ülkelerde ikinci dünya savaşından sonra yıkılan, yerle bir edilen toprakları tekrar emekleriyle inÅŸa etmiÅŸlerdir.

Yeni bir dünya ve hür bireyler için yaÅŸam alanlarının oluÅŸumundaki katkıları asla göz ardı edilemez.

60 yıl sonra, bu güne geldiÄŸimizde ise, Åžükürler olsun Müslümanlar toplumun her bir katmanında var, Ve var olmaya da devam edecekler. Artık mahalli ve toplumsal meselelerde söz sahibi oldukları gibi, aynı zamanda vaz geçilmez aktörler olmuÅŸ durumdadırlar.

Bunu en yakından görebilecek ve hatırlayabileceÄŸimiz pandemi sürecidir. Müslümanların din-dil-ırk gözetmeksizin bu minvalde yürüttükleri faaliyetleri birlikte hatırlayalım.

Müslümanların yer yer organize olup yaptıkları çalışmalar takdire ÅŸayandır. Ayakta alkışlanmalıdır. GeçtiÄŸimiz yıl yaÅŸanan sel felaketlerinde göstermiÅŸ oldukları örnek yardım çalışması, bunlardan sadece bir tanesidir.

Ama maalesef, özellikle son dönemde çizilen bu olumlu tabloların karşılığını, ne yazık ki yeterince göremedik.

‘’Aşırı SaÄŸ EÄŸilimler’’ toplumsal huzuru tehdit eden en büyük unsurdur.

Aşırı saÄŸ Belçika'da İslam'ın’’ 1974 yılında resmi din  olarak tanınmasından sonra, kurumsallaÅŸmasının önünde ciddi bir engeldir.

Siyasi ve medya aracılığıyla yapılan manipülasyon denemeleri bunun apaçık göstergeleridir, ve bunun meydana getirdiÄŸi olumsuz olaylarla her gün karşı karşıyayız.

Belçika'da yaÅŸadığımız son örnek ise ramazan ayından önce farklı farklı camilere, yine hakaret ve tehdit mektuplarının gönderilmesidir. Bu durumun katiyetle reddedilmesi gerekir, asla kabul edilmemelidir.

Bunları anlatırken sizlere arzu ve temennimi de açıklamak istiyorum.

Aşırı saÄŸ eÄŸilimlerin norm olmaktan çıkmasını, kabul edilmemesini, Müslümanların’’ ötekileÅŸtirilmediÄŸi ve hedef olarak gösterilmediÄŸi, toplumun bir parçası ve yaÅŸadığımız ülkede sosyolojik bir gerçeklik olarak görüldüÄŸü günler görmek istiyoruz.

La Vertu okulumuz ana sınıfından lise sona kadar eğitim vermektedir.

Bu sebepten dolayı, yılmadan çalışıyoruz. 7 den-70'e cemaatimizle birlikte gayret sarf ediyoruz, yükü belki bugün ağır ama yarınlarından emin olduÄŸumuz kalıcı yatırımlar yapıyoruz.

Bu hedefte yaklaşık 10 yıl önce adım attığımız alan eÄŸitim alanıdır. ECIB derneÄŸiyle yürüttüÄŸümüz iÅŸbirliÄŸi neticesinde La Vertu okulumuz ana sınıfından lise sona kadar eÄŸitim vermektedir.

Belçika'da tıpkı Katolik ve Musevi okul aÄŸları var olduÄŸu gibi, La Vertu okulumuz da İslami bir okuldur. OkullaÅŸma stratejimizde bu mesele bizler için son derece önem arz etmektedir.

MüesseseleÅŸmemiz ve bu tür okulların varlığı elbet belli bir ihtiyaca cevap vermektedir.

Lakin daha da önemlisi az önce anlattığım gibi Müslümanların Belçika'daki varlıklarını ve kalıcı olduklarını göstermektedir. Ve geleceÄŸimizin teminatı olduÄŸunu da aynı ÅŸekilde söyleyebiliriz.

Çekinmeden söylenmelidir ki eÄŸitim alanında 1 numara olmak istiyoruz. Okulumuzun diÄŸer okullara örnek olarak gösterilmesini arzuluyoruz.

En büyük dileÄŸimiz, öÄŸrencilerimizin aldıkları kaliteli eÄŸitim sayesinde, yüksek öÄŸrenime fire vermeden devam etmeleridir.

Özgüveni yüksek, kendi deÄŸer yargılarını bilen ve yaÅŸadığımız ülkenin gerçeklerini içselleÅŸtirmiÅŸ doktorların, avukatların, mühendislerin, iÅŸ adamalarının, sanatkarların, akademisyenlerin toplum içinde uyum saÄŸlayan bireyler olarak yetiÅŸmesini saÄŸlamak ana gayemizdir.

Bu akşam iftar vesilesiyle bulunduğumuz bina ise, La Vertu okulunun ortaokul ve lise binasıdır.

Sırf Belcika'da yaÅŸayan Müslümanların ortak gayretleriyle yakın zamanda alınan yeni binamızdır. Ortak gururumuzdur.

İnÅŸallah Bu eÄŸitim yuvasından çok sayıda mezunlar vereceÄŸiz.

Okulumuzdan mezun olan her bir genç, bugün belki de en çok ihtiyaç duyduÄŸumuz, birlikte yaÅŸam ve hoÅŸgörünün ne kadar deÄŸerli olduÄŸunu idrak edecek, ona göre yaÅŸantısına devam edecek.

Belçika'da ve yeryüzünde barış ve huzurun tesisi ve muhafazası için var gücüyle mücadele edecek.

SavaÅŸ her nerede olursa olsun kötüdür.

Maalesef savaÅŸlar hiç anmak ve bahsetmek istemediÄŸimiz bir konu olmasına raÄŸmen ÅŸunları dile getirmek isterim.

SavaÅŸ her nerede olursa olsun kötüdür, Zarar görenler ise masum çocuklar, kadınlar, yaÅŸlılar ve sivil insanlardır, yani dünya insanlığıdır.

(Maide suresi 32) Cenab-ı Allah,, kim bir canı öldürürse tüm insanlığı öldürmüÅŸ gibi olur, Kim de bir can kurtarırsa tüm insanların hayatını kurtarmış gibi olur,, diyerek bizlere insan hayatının ne kadar deÄŸerli olduÄŸunu göstermektedir,

 SavaÅŸ ve haksızlıklar, Bugün Ukrayna'da, uzun yıllardır Asya ve OrtadoÄŸu’nun muhtelif yerlerinde, Karışık jeopolitik durumlar sebebiyle sürekli olarak devam etmektedir,

Kudüs'te, DoÄŸu Türkistan'da, Afrika'da ve dünyanın muhtelif bölgelerinde, Müslümanlar aralıksız olarak zulüm görmektedir, bireyler olarak elbette derinden üzüntü duyuyoruz.

Sivillerin zarar görmedikleri, insanların açlıkla imtihan edilmedikleri, mazlumların artık ezilmedikleri, insan haklarına gerçek manada riayet edilen ve adaletin hakim olduÄŸu bir dünyada yaÅŸamayı en çok bizler istiyoruz. Dualarımız insandan, haktan ve adaletten yanadır’’
 www.gundem.be

İlgili Etiketler :

Ilgili Haberler