Cumhurbaşkanı Erdoğan: Uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz. Hem Türkiye hem dost Venezuela halkı için en iyisi neyse onu yapmanın gayretindeyiz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz. Hem Türkiye hem dost Venezuela halkı için en iyisi neyse onu yapmanın gayretindeyiz." dedi.

Dünyada, bölgede, ülkede önemli gelişmelerin yaşandığı bir seneyi daha geride bırakıp, büyük umutlarla 2026 yılını karşıladıklarını kaydeden Erdoğan, yeni yılın ülkeye ve millete, başta mazlumlar olmak üzere tüm insanlığa hayırlar getirmesini diledi.

2025 yılı boyunca Türkiye'nin büyümesi, kalkınması ve hedeflerine daha da yaklaşması için ter döken herkese teşekkür eden Erdoğan, "Devletimizin bekasını ve insanımızın huzurunu temin uğrunda can veren kahraman şehitlerimizi rahmetle yad ediyor, gazilerimize minnettarlığımı ifade ediyorum. Özellikle geçen hafta DEAŞ'lı teröristlerin hayattan kopardığı 3 emniyet mensubumuza bir kez daha yüce Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Şehitlerimizin her biri metanet abidesi olan muhterem ailelerine, ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum." diye konuştu.

"Ankara'daki, Adıyaman'daki, Diyarbakır, Bursa, Trabzon, Tekirdağ'daki ve diğer tüm vilayetlerdeki vatandaşlarım neyse, dünyanın farklı köşelerinde hayat, haysiyet, helal rızık mücadelesi veren milyonlarca kardeşimiz de canımızdan bir parçadır" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hangi siyasi görüşten, kökenden mezhep ve meşrepten olursak olalım hepimiz şehit kanlarıyla sulanmış bu cennet vatanın sevdalılarıyız. 86 milyon olarak kardeşiz, kaderdaşız, ezelden ebede biriz ve beraberiz. 27 Aralık'ta vefatının 89. seneidevriyesinde bir kez daha rahmetle andığımız İstiklal Marşı Şairimiz Mehmet Akif'in Safahat'ından süzülen şu mısralar bizim pusulamızdır. Bakınız, ne diyor o büyük şair: 'Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez'. İşte bu şuurla tefrikayı, fitneyi, bozgunculuğu kapımıza yaklaştırmadan ebedi ve ezeli kardeşliğimize hep birlikte sıkı sıkıya sarılmamız gerekiyor. Elbette bunu söylerken şunu da aklımızdan çıkarmıyoruz. Bir dağ ne kadar uluysa başındaki duman da o derece koyu olur. Bizi de ayırmak isteyenler, aramıza nifak sokmak isteyenler, bizi birbirimize düşürmek isteyenler daima olmuştur ve olacaktır. Bölgemizde kan deryasına çevirmek için türlü tuzaklar kuranlar her şeyden önce bizi denklem dışına itmeye çalışacaktır ama biz bu oyunlara inşallah gelmeyeceğiz."

"Ayrılıklarımızı bir tarafa bırakıp birbirimize daha sıkı kenetleneceğiz"

Erdoğan, merhum Akif'in, "İttihat yaşatır, yükseltir tefrika yakar öldürür" ikazını her zaman zihinlerinin bir köşesinde tutacaklarını dile getirdi.

"Söz konusu Türkiye olunca, Türkiye'nin huzuru, güvenliği, bekası olunca ayrılıklarımızı bir tarafa bırakıp birbirimize daha sıkı kenetleneceğiz. 86 milyon hep beraber yıkılmaz, aşılmaz, sarsılmaz bir duvar olacağız" ifadesini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Mehmet Akif'in, Kastamonu'da Nasrullah Camisi'nde verdiği vaazın bir bölümünü, özellikle bizleri ekranları başında izleyen genç arkadaşlarımın dikkatine getirmekte fayda görüyorum. Milli Mücadele'nin en sancılı günlerinde merhum Akif, şöyle sesleniyordu: 'Milletler topla tüfekle, zırhlı ile ordularla, tayyarelerle yıkılmaz. Milletler ancak aralarındaki rabıtalar çözülerek, kendi başının derdine, kendi havasına, kendi menfaatini temin etme kaygısına düştüğünde yıkılır. Düşmanlarımızın bugün bizden istedikleri ne falan vilayet, ne filan sancaktır, doğrudan doğruya başımızdır, devletimizdir'. Evet, bugün de boylarına poslarına bakmadan, son derece kibirli bir eda ile Türkiye'ye parmak sallayanların bizden istediği, devletimizdir, vatanımızdır, büyük ve güçlü Türkiye idealimizin kuvveden fiile çıkmasını engellemektir. Bir defa, aziz milletimin şunu bilmesini isterim, her kim ne adına olursa olsun, milli mutabakat ruhuna zarar verecek bir tavır içindeyse, Türkiye'nin rakiplerine hizmet ediyor demektir. Her kim, ortak değerlerimizi hedef alıyor, aramızdaki rabıtayı zayıflatmaya çalışıyorsa, Türk milletinin dostu değil, yeminli bir hasmıdır. Türk ve Türkiye düşmanlarının işte bu sinsi tuzaklarına düşmeyeceğiz. İç cephemizi sağlam tutacak, güçlendirecek, orada gedik açmak için fırsat kollayanlara karşı daima uyanık olacağız."

"Terör musibetinden kurtulma noktasında önemli bir fırsat yakaladık"

Erdoğan, on yıllardır farklı biçimleriyle mücadele edilen terör belasının, Türkiye'nin ayağına vurulmuş emperyalist bir pranga olduğuna dikkati çekerek, "DEAŞ'ından FETÖ'süne, DHKP-C'sinden PKK'sına gayrimeşru yapıların hepsi birer aparat olarak bu amaçla kullanılmıştır." sözlerini sarf etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Kahraman güvenlik kuvvetlerimizin destansı mücadelesi, savunma sanayimizdeki atılımlarımızın ülkemize sağladığı yetenekler, hak ve özgürlükler alanında hayata geçirdiğimiz tarihi reformlar ve milletimizin engin basireti sayesinde terör musibetinden ebediyen kurtulma noktasında önemli bir fırsat yakaladık. Ülkemizin önünde aralanan fırsat penceresini ardına kadar açacak bu imkanın sabote edilmesine izin vermeyeceğiz. 'Terörsüz Türkiye' sürecini kararlılıkla devam ettirerek, 40 senedir ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını sömüren terör sorununu kökten çözeceğiz. İnşallah bunu da suhuletle, sabırla, sağduyuyla yapacağız. Terörün karanlık gölgesinin olmadığı bir ülkede ve bölgede yaşamanın getireceği büyük kazanımlara odaklanarak bu hedefimize ulaşacağız."

"Türkiye Cumhuriyeti'ni tüm dünyada şanla, şerefle, iftiharla temsil etmenin mücadelesi içindeyiz"

2026 yılının ilk kabine toplantısını biraz önce gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, güvenlik, dış politika, ekonomi ve sosyal politikalar başta olmak üzere birçok kritik meseleyi etraflıca değerlendirdiklerini, milletin hayrına olacak önemli kararlar aldıklarını ifade etti.

Son üç haftada millete hizmet yolunda neler yapıldığını paylaşan Erdoğan, 16 Aralık'ta barış, istikrar ve refah üreten dış politika temasıyla düzenlenen 16. Büyükelçiler Konferansı'nda dünyanın dört bir yanında devleti başarıyla temsil eden büyükelçilerle bir araya geldiklerini söyledi.

Erdoğan, belirsizliğin arttığı, çıkar kavgasının kızıştığı mevcut küresel konjonktürde hem diplomatik zeminde hem de diğer alanlarda güçlü bir varlık gösterdiklerini, hiç çekinmeden, eğilmeden, bükülmeden, hiç kimseye minnet etmeden ülkenin hak ve hukukunu her platformda cesaretle savunduklarını vurguladı.

Türkiye, dünyanın her tarafında adaleti, meşruiyeti ve uluslararası hukuku savunan ülkelerin en başındadır. Gazze'den Suriye'ye, nerede bir haksızlık, hukuksuzluk ve zulüm varsa tavrımızı çok net biçimde ortaya koyduk. İlkelerimiz söz konusu olunca komplekse kapılmayız. Bu hakikati ana muhalefetin başındaki zat bilmese de Afrika'dan Latin Amerika'ya dostlarımız ve kardeşlerimiz gayet iyi bilmektedir. Ana muhalefet partisi genel başkanı, iç siyasette olduğu gibi dış politikada da üçüncü sınıf bir popülizm yapmaktadır. Bu zatın ne dediği, neyi savunduğu bile belli değildir."

"Uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz"

Gerekirse bin düşünüp bir söyleyecek, Türkiye'nin menfaatlerini her daim koruyacak, kollayacak ve yücelteceğiz. Çünkü bizim üzerimizde milletin emaneti var. Bizim üzerimizde 86 milyonun hakkı var, sorumluluğu var. Bizim omuzlarımızda umutlarını büyük ve güçlü Türkiye'ye bağlamış yüz milyonların mesuliyeti var. Hep söylüyorum, bizim sırtımızda yumurta küfesi var. Biz iç politikayı da dış politikayı da ilkelerle yapan, akılla ve vicdanla yapan bir hükümetiz. Böyle bir kadroyuz. Dünyanın neresinde olursa olsun siyasi meşruiyeti ve uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz. Venezuela meselesinde de hem Türkiye için hem dost Venezuela halkı için en iyisi, en doğrusu neyse onu yapmanın gayretindeyiz."

"Sayın Maduro ve Venezuela halkı milletin dostu olduğunu pek çok kez göstermiştir." ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki dost ülke olarak zor günlerde dayanışma içinde olmaya önem ve öncelik verdiklerini bugün de aynı anlayışla hareket ettiklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milleti olarak 86 milyon insanı ve yurt dışındaki 7 milyonu aşkın vatandaşıyla büyük bir aile olduklarını belirtti.