‹GÖNÜLLER SULTANI YUNUS EMRE› ‹BELÇİKA YUNUS EMRE ENSTİTÜSÜ›NDE› ANILDI

‘Belçika Türk Toplumu’nun önemli kurumlarından olan ‘Belçika Yunus Emre Enstitüsü’nde, ‘Gönüller Sultanı olan Yunus Emre’, 2 Mayıs ‘Yunus Emre Günü’ nedeniyle, güzel bir konferansla anıldı.

‘Belçika Türk Toplumu’nun önemli kurumlarından olan ‘Belçika Yunus Emre Enstitüsü’nde, ‘Gönüller Sultanı olan Yunus Emre’, 2 Mayıs ‘Yunus Emre Günü’ nedeniyle, güzel bir konferansla anıldı.

Yunus Emre Enstitüsü Belçika Temsilcisi Ayşe Nur Apaydın’ın konuklarını karşıladığı Anma programına, T.C. Brüksel Başkonsolosluğu Muavin Konsolos Yiğit  Gürbüz, Mersin Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nejla Orta, Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Görevlisi M. Sefa Polat, Öğr. Gör. M.Alişan Budak, Öğr. Gör. M. Kenan Savaş ve kalabalık davetli katıldı.

Belçika Yunus Emre Enstitüsü Temsilcisi Ayşe Nur Apaydın’ın organize ettiği ‘Gönülden dile, Dilden Kültüre Yunus Emre’ başlıklı konferansın konuşmacısı Mersin Üniversitesi, Öğretim Üyelerinden Doç. Dr. Nejla Orta idi. Orta ‘Yunus Emre’nin Düşünce ve Mirası’ başlıklı sunumunu sinevizyon eşliğinde gerçekleştirdi.

Yunus Emre Enstitüsü Belçika Temsilcisi Ayşe Nur Apaydın yaptığı selamlama konuşmasında özetle şunları ifade etti:

“Saygıdeğer hocalarımız ve değerli katılımcılarımız ‘Yunus Emre Enstitüsü’ Belçika Temsilcisi olarak, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün burada ‘Türk Kültür ve Düşünce Dünyası’nın en müstesna isimlerinden biri olan  ‘Yunus Emre’yi anmak ve O’nun insanlığa bıraktığı Miras’ı birlikte hatırlamak için biraradayız.

Yunus Emre, İnsanlık bilinciyle sade görünümüyle ve kalplere iz bırakan  sözleriyle, zamanları aşan bir gönül insanıdır. O’nun ‘Sevelim, Sevilelim’ çağrısı,  sadece bir Şiir değil, insanlığa yön veren Evrensel bir hayat Felsefesidir.

Bugün Dünyamızın içinden geçtiği hassas dönemlerde ve birlikte yaşama ihtiyacının giderek arttığı bir zamanda, Yunus Emre’nin mesajı bizler için daha çok güçlü bir anlam taşımaktadır. Bu yönüyle Brüksel’de çok kültürlü bir şehirde, ayrıca karşılık bulmaktadır.

Yunus Emre Enstitüsü olarak temel amacımız, kültürümüzü, dilimizi ve medeniyet değerlerimizi tanıtmak ve aynı zamanda farklı kültürler arasında köprüler kurmaktır. Yunus Emre’nin Evrensel dili de bu Misyonun en güçlü ve en önemli nüanslarından biridir” dedi.

Daha sonra ‘Gönülden dile, Dilden Kültüre Yunus Emre’ başlıklı konferansın konuşmacısı Mersin Üniversitesi, Öğretim Üyelerinden Doç. Dr. Nejla Orta idi.

Orta ‘Yunus Emre’nin Düşünce ve Mirası’ başlıklı sunumunu sinevizyon eşliğinde gerçekleştirdi.

Doç, Dr. Nejla Orta, “ Hepinizin bildiği gibi Yunus Emre bir Düşünce ve Kültür Şairidir. Konuşmamın başlığı ‘Gönülden dile, Dilden Kültüre Yunus Emre’dir. Yunus Emre’nin ‘Düşünce ve Mirası’ konusunu anlatacağım sizlere.

Yunus Emre, hem dil hem kültürel miras üzerine çok etkisi olan bir isim. Belki çoğunuz zaten aşinasınızdır ama, bugün biraz daha ayrıntılı bakalım istiyorum, ‘Bizim Yunus’ diyerek sözlerime başlamak istiyorum.

Yunus Emre sadece bir Şair değil, aynı zamanda bir düşünce insanı. Çünkü, yaşadığı döneme baktığımız zaman 13. Yüzyıl aslında Anadolu Mutasavvıfında  ilk mutasavvıfların olduğu bir dönemdi. Kim bunlar Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli ve Mevlana Celaleddin Rumi idi. Yunus Emre’de bunlardan birisiydi.

Yaşadığı dönem bir kaotik dönem idi. Moğol istilaları, Sosyal ve ekonomik Krizler, Göçler ve İklim krizleri vardı. Tüm bu sıkıntıların olduğu bir çağda, arayışların olduğunu görüyoruz. O dönemde Yunus Emre’nin de içinde bulunduğu bu evrensel şahsiyetler topluma Işık oluyorlardı.

Yunus Emre tüm şiirlerini Osmanlı harfleriyle Türkçe yazıyordu. Yunus Emre zamanının en iyi konuşulan dili Türkçe’yi kullanıyordu. Bu zaman dilinde bile, 13. Asırda yazılan Yunus Emre’nin Şiirlerini okuduğunuzda Onu anlayabiliyorsunuz. Onun döneminde bilim dili Arapça, Sanat dili Farsça idi. Böyle bir dönemde Yunus Emre Türkçe’yi kullanıyordu.

Doğum yılı ve ölüm yılı konusunda tam bir netlik yok. 1240 yıllarında doğduğu ve 1320 yıllarında öldüğü düşünülüyor. Yunus Emre çok önemli bir şahsiyet olduğu için, pek çok yer buna sahipleniyor. Medrese hayatını Konya’da geçirdiği söylenen Yunus Emre Türkmen bir derviştir” dedi

Doç. Dr. Orta, Yunus Emre’nin yaşamından örnekler sunarak, Onu Evrensel kılan şiirlerinden örnekler sunarak konuşmasını tamamladı.

Konuşmalar sonrası, Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Görevlisi M. Sefa Polat (Ney), Öğr. Gör. M. Alişan Budak (UD), Öğr. Gör. M. Kenan Savaş (Kanun)’dan oluşan Müzik gurubunun, ‘Yunus Emre Eserleri’nden sunduğu dinletileri alkışlarla karşılandı.

Program hatıra görüntülerin alınmasıyla son buldu.

******************

‘Belçika Aydın Haber’ olarak, Gönüller Şairi Yunus Emre’yi anma adına organize yapan ‘Yunus Emre Enstitüsü’ Belçika Temsilcisi Ayşe Nur Apaydın,  Konuşmacı Doç. Dr. Necla Orta’ya ve Sanatçılara çok teşekkür ediyoruz.

www.belcikaaydinhaber.com